Küresel ısınmadan kaynaklanan Büyükçekmece Gölü'ndeki su çekilmesi, her geçen gün biraz daha artıyor. Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, halkı su konusunda daha duyarlı olmaya davet ederken, çiftçiler kuruyan yerlerde ayçicek ekimine başladı. Sokak aralarında oynamaktan bıkan çocuklarda ise göl kenarında bir araya gelerek çeşitli oyunlar oynuyorlar.
İSTANBUL SU SIKINTISI BAŞLAYACAK�
Ağustos ayından itibaren İstanbul'da su sıkıntısının baş göstereceğine değinen Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün; " Gerek biz gerekse Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı yetkililerimiz halkımızı her ortamda uyarmasına rağmen maalesef suyu yeterince tasarruflu kullandığımız söylenemez. Su tasarrufu konusunda İstanbul genelinde başta yerel yönetimler olmak üzere tüm kurumlarımızla birlikte ulusal su seferberliği başlatmadığımız takdirde iki üç ay sonra su kıtlığı ile karşı karşıya kalacağımızı üzülerek ifade etmek istiyorum "dedi.
Elektrik direğine takmışsın uçurtmanı işte sana bazı bilgiler :
Uçurtma nerelerde uçurulmaz
1)Elektrik direklerinin yakınlarında
2) Havalimanı yakınlarında
3)Kötüleşen hava ve gelecek olan yıldırım tehlikesi olan alanlarda
Bu bilgiler doğrultusunda uç ki hem sen zevk alasın hemde etrafındaki insanlara zevk veresin .
Bana bu bilgileri kulübe ilk girdiğimde bana veren erol abime bir kez daha teşekkür ederim . Kulağıma küpe oldu .
Rüzgarı Bol Adam .
Güvenli Uç Güvende Ol ( Fly Safe Be Safe )
Gökyüzünde Herkesin Eşit Hakkı Vardır .
Çevreci kuraklığa karşı Büyükçekmece' Gölü'nde 1 gün geçirecek
22.09.2008 | Anadolu Ajansı | Haber
Çevreciler, Türkiye'de yaşanan kuraklığa dikkat çekmek amacıyla 11 Ekim'de Büyükçekmece Gölü'nün kuruyan alanında "Farkında mısınız? Kuruyoruz" sloganıyla bir gün geçirecek.
Proje Sözcüsü İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye'de 35 il ve 210 ilçede şu an kuraklık olduğunun resmen ilan edildiğini söyledi.
Kadıoğlu, "Ülkemizde kuraklığın gelişimini, günlük/aylık olarak takip ederek, kurak ve nemli alanların ve bunların şiddetinin yerel dağılımı hakkında doğru ve zamanında bilgi sahibi olamıyoruz. Bunun bir sonucu olarak da kuraklığı, su kaynaklarının azalması, göllerin kuruması gibi görünür olan ciddi sonuçları ile ama çok geç kalarak fark edebiliyoruz" dedi.
Kuraklığın Türkiye'de en zararlı ve en az anlaşılan doğal afetlerden biri olduğunu savunan Kadıoğlu, rastgele ve seyrek bir şekilde oluşan kuraklığın en kapsamlı sosyo-ekonomik zararlara neden olan ve yavaş gelişen en sinsi ve en tehlikeli doğal afet olduğunu kaydetti.
Risk yönetimine geçilsin
Bütün sektörlerin ve ilgili otoritelerin katılımıyla "Kuraklık Yönetim Ekibi" oluşturulması, "Küresel düşün yerel hareket et" prensibine uygun olarak da sanayicilerin ve işadamlarının enerji ve su tasarrufu yaparak, bu problemin çözümüne katkıda bulunmaları gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, "Ülkemizde etkin enerji ve su tasarrufu politikaları uygulanmazsa gelecekte büyük enerji ve çevre sorunlarıyla karşı karşıya kalacağımız kesindir" dedi.
Devletin kuraklık planları yaparak "risk yönetimine" geçmesi gerektiğini belirten Kadıoğlu, "Kıt olan su kaynaklarımızı da verimli kullanabilmek için merkezi ve yerel yönetimlerimiz de her yeni su yılının başında su bütçesini hazırlayıp gerektiğinde 'Kuraklıkla Mücadele Planları'nı devreye sokmalıdır" dedi.
Türkiye genelinde, yağışlar azalınca GAP alanı başta olmak üzere, tüm nehirlerin taşıdığı su miktarının da düşeceğini anlatan Kadıoğlu, "Nehirlerle daha az beslenen baraj göllerinin su seviyesi de önemli ölçüde azalınca, hidroelektrik enerji üretimi de aksayacak" diye konuştu.
Konserler düzenlenecek
Proje yöneticisi meteoroloji mühendisi Volkan Diler de Türkiye'de kuraklıkla mücadelede öncelikli adımın kuraklığın bir afet olarak kabul edilmesi olduğu için 11 Ekimde Büyükçekmece Gölü'nde yapılacak etkinliğin adının "Farkında mısınız? Kuruyoruz" olduğunu söyledi.
Diler, "İlk ayağı Büyükçekmece Gölü olan etkinlikler, takip eden senelerde, ülkenin dört bir yanında aynı sorunun yaşandığı kuruyan göl yataklarında devam edecek. Çevreciler, kuruyan göl yatağında bir gün geçirecek. Konserler verilecek" dedi.
@Ahmet
Evet ciddi bir konu ve hassasiyet göstermek lazım ancak devlet eliyle köklü çözümler üretilmedikçe çok da yol almak mümkün olmuyor.
Ben her gün bu gölün kenarından geçiyorum ve yok oluşunu görüyorum. Göl ve etrafı sözde koruma altında . Birkaç ay önce göle çok yakın bir konumda büyük villalar yapılmaya başlandı. Otobanın da hemen dibinde. Burası muhtemelen çığ gibi büyüyerek gölün dibine kadar ilerleyecektir ve bu evlerden çıkan bütün atıklar sözde arıtma tesislerinden geçtikten sonra veya fosseptiklerden sızarak bu göle akacaktır.
Zaten gölde su seviyesi yüksekken de göle balık tutmaya o kadar çok insan gelirdi ki göl kenarında araba park etmeye yer bulamazdınız. Oltalarla kenardan tutanlara ilave botlarla gölün ortasına kadar gidenler eklendi. Arabasının arkasında olta malzemesi satanlar türedi. Galiba zavallı balıkların ve gölün pek şansı yok .
Antalya seyahatimiz esnasında (artık yerinde olmayan) Burdur gölünün yanından geçtik. Bursası da aynı sizin bahsettiğiniz gibi bir yer olmuş. Göl diye bir şey kalmamış.
Benzer bir görüntü de Kütahya girişindeki adını bilmediğim baraj göleti için geçerli. Çok değil daha 6-7 ay öncesinde gölden çıkan büyük balıkların yol kenarında satıldığını bilmesem göletin şimdiki haline şaşırmazdım.
Bir iki ay önce gittiğimiz Abant Gölü'nün de benzer şekilde küçüldüğünü fotograflamış ve sizlerle paylaşmıştım.
Anlıyorumki sizin bahsettiğiniz göl de diğerleri ile benzer bir sona doğru ilerliyor. Senelerdir söylenen bilindik bir söz vardır: Türkiye çölleşiyor.
Gerçekten çok üzücü.
Uçurtmanın mevsimi yoktur.
Rüzgarın estiği her zaman, uçurtma zamanıdır.
Bu gün , Büyükçekmece Gölü’ndeki organizasyondan Volkan Bey aradı ve bizim de Martı Uçurtma Kulübü olarak etkinliğe katılmamıza son derece sevindiklerini söyledi.
Etkinliğin yapılacağı alanın krokisi web sitelerinde var . Bizim daha önce fotoğraflarını yayınladığımız yerden farklı bir yerde ancak çok uygun bir alan. İnsanların ulaşım sorunu düşünülerek daha uygun bir yer seçilmiş. Bize bir alan tahsis edecekler.
Cumartesi oradayız. Bu her hafta sonu yaptığımız etkinlikten daha önemli bir şey, bir anlamda görev.
Uçurtmalarımız biraz hayırlı işlere çalışsın bakalım. Destek verelim.